İstikamet Amerika

İstikamet Amerika

Amerika Avrupalıları büyüler. Amerikalılar içinse Avrupa, tarihi, şatoları ve davranış kurallarını bilmeyen aristokratlarıyla muhteşem bir kara parçasıdır. Biz Türkler için ise Amerika modern, göz kamaştırıcı ve gelişmiş olan her şeyi kendinde barındırır. İletişimin hızlanması sonucunda daha önceleri bizim için ulaşılmaz (ve Amerikalı) olan her şeyi artık adını duyduğumuz anda mağazalarımızda bulabilmekteyiz ancak Amerika yine de heyecan verici olmaya devam etmektedir. Başka hiçbir ülke bu kadar göz önünde değildir ve başka hiçbir ülke kendinden bu kadar bahsettirmez. Bizler, Amerikan filmleri ve televizyon programlarıyla büyüdük. Bu ülke hakkında gerçekten çok şey biliyoruz: ne yediklerini, nasıl giyindiklerini, nasıl konuştuklarını. Türkiye'de pek çok çocuk daha Ankara, İstanbul gibi büyük şehirleri ve eserlerimizi görmeden Hollywood ve New York'u yüz kere duymuştur.

Amerika değişik bir ülkedir. Bunu öğrenmek için yirmi yıl boyunca seyahat etmeniz gerekir. Her eyalet kendi içinde bir devlettir: İstanbul Adıyaman'dan ne kadar farklıysa Utah Eyaleti'de Louisiana'dan o kadar farklıdır. Her şehir ve her eyalet en az diğerleri kadar Amerikalıdır ama tipik Amerikalı olarak gösterilebilecek bir yer yoktur. New Orleans Chicago'dan daha az Amerikalı değildir.

Yüzlerce yıldır kendi ülkelerindeki zorluklar ve baskıdan kaçan milyonlarca insan Amerika'ya akmaktadır. Ülkenin kapılarını göçmenlere kapatıyor ve ekonomik zorlukları ülkeye girmek için bir sebep olarak göstermek zorlaşıyor olmasına ve geldikten sonra yoksulluk batağına batan pek çoklarının umutları boşa çıkmasına rağmen insanlar Meksika'dan çölü ve Küba'dan denizi aşarak gelmeye devam etmektedir. Başarılı olanların elbette rüyaları gerçek olmaktadır ve efsane böyle devam etmektedir:

Amerika bazen çelişkilerle dolu olarak görülebilir. Fırsatlar ülkesi dünyada en sıkı göç yasalarından birine sahiptir; kendisini insan hakları simgesi olarak gören bu ülkede 2001 Aralığı itibariyle 1976'dan o zaman kadar 746 ölüm cezası infaz edilmiştir; huzur ve peşin hükümsüzlükle eş anlamlı olan Altın Eyaleti California'da halk kaçak göçmenlerin kamu hizmetlerinden faydalanma haklarını ellerinden alan bir yasayı onaylamıştır.

Ancak bu ülkenin insanı büyüleyen bir güzelliği vardır. Amerikalılar ülkenin güzelliğinden o kadar saygı ve hayretle söz eder ki orada yaşamayı bir ayrıcalık olarak gördüklerini hemen anlarsınız. Büyük Kanyon veya New England'ın sonbahar renkleri de görmeye değer yerler arasındadır ama Amerika'nın asıl güzelliği büyüklüğü ve boşluğudur. Avrupa'da Amerika'daki bazı büyük ulusal parkların ölçüsünde açık alan bulmakta zorlanırsınız. Yosemite'da günlerce bir tek insan görmeden dolaşmanız mümkündür. Yolar hiç bitmeyecekmiş gibi ufka doğru uzanır. İçinde kolayca kaybolabileceğiniz bir ülkedir ve bu sebepten pek çok eyalette otostop çekmek yasaklanmıştır. Pek çok insan bu ülkeye hak ettiği saygıyı göstermemiştir: Fransa'ya benzemez: köşeyi dönünce karşınıza bir çiftlik, yolun aşağısında da İngiliz reklam şirketlerinden oluşan bir topluluk çıkabilir. Örneğin Wyoming Marmara Bölgesi kadar yüzölçümüne sahip olmakla beraber ancak küçük bir şehrin nüfusuna sahiptir.

Amerikalılar çok arkadaş canlısıdır. Eğer şehre yeni gelmişseniz size gösterilen ilgi ve alaka sizi çok memnun edecektir. Dışadönük bir insansanız her topluma kolayca girebilir, daha içe kapalı bir insansanız Rocky Dağları'nda, Arizona'da veya New York'un kuzeyinde yalnız kalabileceğiniz ve kimsenin sizi rahatsız etmeyeceği bir yer bulabilirsiniz. Amerika'nın en çekici yanı da budur: herkese sunabileceği bir şeyleri vardır. Çok sıcak veya çok soğuk, çok dağlık veya çok kalabalık veya insanlar çok ilgili ya da ilgisiz diyemezsiniz. Amerika fırsatlar ülkesidir ve size sadece kendinize uygun ortamı bulmak için nereye gideceğinize karar vermek kalır.