|

|
YENİ ZELANDA
ÜLKE REHBERİ |
|
Doğa ve Vahşi Hayat
Ulusal Parklar
Yeni Zelanda'da vahşi doğayı
koruma anlayışı çok gelişmiştir. Bunun bir
sebebi bir Maori şefinin 1887'de üç tane
kutsal tepeyi üzerinde yerleşim kurulmaması
ve doğanın bozulmaması şartıyla ulusa
vermesidir. Bunlar daha sonradan North
Island'daki dört ulusal parktan biri olan
Tongariro Ulusal Parkı'nın bünyesine
alınmıştır. South Island'daki dağ sırası
neredeyse tamamen bir ulusal parktır ama
güneyde Fiordland Ulusal Parkı'ndan
sahildeki Abel Tasman Ulusal Parkı'na dokuz
farklı parka bölünmüştür. Bundan başka
denizcilikle ilgili üç tane park (Bay of
Islands, Auckland çevresindeki Hauraki
Körfezi ve Malborough Boğazı) ve tamamı
Koruma Bakanlığı'nca idare edilen 21 Orman
Parkı bulunmaktadır. Bu parklar devlet
tarafından çok sıkı korunmaktadır ve
ziyaretçiler için sürekli yenilikler
yapılmaktadır. En yeni ulusal park Kahurangi
1996'da açılmıştır. Routeburn ve Milford
gibi çok kullanılan patikaların üzerindeki
yükü hafifletmek için yenileri açılmıştır.
Eğer yaz aylarında “Büyük Yürüyüş” adı
verilen yürüyüşlerden birine katılıp en
önemli patikalardan birinde yürümek
istiyorsanız telefonla veya temmuzdan sonra
GreatWalksBooking@doc.govt.nz adresine
e-posta atarak yer ayırtmalısınız. Milford
Patikası yaz aylarında önceden dolmuş olur.
Ulusal parklarda keşfe
çıkmak isteyen insanlara tavsiyelerde
bulunan ve bölgenin jeolojik tarihinden ilk
kaşiflere ve yöresel kahramanlara pek çok
konuda bilgi veren minyatür müze görevini
üstlenen bilgi merkezleri vardır. Çalışanlar
çok bilgili ve naziktir. “Buzullar neden
mavidir?” “yanıma yağmurluğumu alayım mı?”
“kamp yapmanın yasak olduğu yerler var mı?”
gibi sorularınıza bıkmadan yanıt verirler.
Normal yolların dışına çıkacaksanız ne
planladığınızı bir park bekçisine (resmi
isimleri “Koruma Görevlileri”) anlatın ve
mümkün olduğunca çok ayrıntı verin.
Bazı ulusal parklar rehberli
yürüyüşler, film gösterimleri ve gösterileri
içeren yarı eğitimsel yaz programları
yürütür. Yaz programları oldukça geç
planlanır o yüzden çizelgeleri mevsimin
başlarında ortaya çıkar. Ulusal parklar, vs.
hakkında bilgiyi Yeni Zelanda Turizm
Kurulu'na, PO Box 95, Wellington (04-917
5400/enquiries@nztb.govt.nz) adresine
yazarak veya Koruma Bakanlığı Ziyaretçi
Merkezleri'nden birine uğrayarak
alabilirsiniz.
Ulusal parklara veya
denizcilikle ilgili parklara giriş
ücretsizdir ama gece kalmak ücrete tabidir.
5 Dolar'lık biletleri önceden Koruma
Bakanlığı bürolarından, bilgi merkezlerinden
ve mağazalarından almalısınız. Kulübenin
boyutlarına bağlı olarak gece kalmak bir,
iki veya üç biletledir ve kulübenin yanına
kurulan çadır için de bir bilet alırlar.
Kulübede kalma ücreti yıllık 65 Dolar'dır.
Uzak bölgelerde 4. kategoriye giren, hiçbir
kurulumu bulunmayan yaklaşık 1000 tane basit
barınak vardır ve bunlar ücretsizdir.
Bunlarda önceden yer ayırtamazsınız o yüzden
birine gidip de dolu bulma ihtimaline karşın
yanınızda bir çadır bulundurmalısınız.
Yürüyüş patikaları, kulübeler ve koruma
altındaki kamp alanları hakkında bilgiyi
Koruma Bakanlığı'ndan alabilirsiniz (www.doc.govt.nz/rec).
Vahşi Hayat
Maoriler gelene kadar ender
bulunan bir yarasa türü dışında Yeni
Zelanda'da yarasa yoktu. Emuya benzer devasa
kuşlar olan ve iskeletleri ve fosilleşmiş
yumurtaları bugün müzelerde sergilenen
moalar ilk avcı Maoriler tarafından
yeryüzünden silinmeden önce toprağı sürmeye
yardım ederek büyükbaş hayvanların yerini
tutardı. Bir iki kuş türü kalmıştır ama çoğu
bu kuşları avlamayı kolay bulan
yerleşimciler ve dışarıdan getirilen
hayvanlar (özellikle fareler) tarafından yok
edilmiştir. En ünlü uçamayan kuş Yeni
Zelanda'nın ulusal sembolü haline gelmiştir
(ama Yeni Zelanda Hava yolları'nın değil).
Kiwi gece kuşu olduğu için çalılar arasında
onu bulmak kolay değildir. Ama çok sayıdaki
hayvanat bahçesi ve ülke çapına dağılmış
“kiwi evleri” bu inanılmaz derecede küçük
yaratığı görmeyi mümkün kılar. Soyu tükenen
hayvanlardan biri kakapolardır. Bu uçamayan
gece papağanlarından yalnızca 40 ila 60
tanesinin Great Barrier Adası'da dahil olmak
üzere az sayıda kıyı adasında bulunduğu ve
koruma uzmanların onlar için çabaladığı
bilinmektedir.
Son zamanlarda doğal bitki
örtüsünü (ve sebzeleri) ve yerli olmayan
geyik, tavşan, kanguru ve opossum gibi
hayvanların sayısını kontrol altına almak
için gösterilen çaba artmıştır. (Ülkede
koyundan çok opossum olduğu tahmin
edilmektedir.) Bu türlerin çoğu içinden
güçsüz olanların sürekli seçilip öldürülmesi
gereken türlerdir. Geyik avlamak bu yüzden
desteklenmektedir ve ruhsatlar park
bekçilerinden kolayca alınabilir.
Vahşi hayatı sadece izlemek
isteyenler için doğal hayatın korunduğu
alanlar ve yemleme yerleri vardır. Balina
izlemek özellikle Christchurch'ün
kuzeyindeki Kaikoura'da çok sevilmektedir.
Bay of Islands'da yunuslarla yüzebilir ve
South Island'daki Akaroa Rıhtımı'nda az
bulunan Hector yunuslarını görebilirsiniz.
Tuatara adı verilen tarih öncesinden kalmış
gibi görünen kertenkeleler Hauraki
Körfezi'ndeki Poor Knights veya Marlborough
Boğazı'ndaki Trio Adaları gibi bir iki
kıyıya yakın adada korunmaktadır. Ama
Auckland hayvanat bahçesinde halka açıktır.
Dunedin'in yanındaki Otago Yarımadası'da
penguen ve albatros kolonileri vardır. Beyaz
balıkçıl Okarito yanındaki batı sahillerinde
toplanır ve kazlar yuvalarını Hawkes
Körfezi'ndeki Kidnappers Burnu'nda yapar.
Her yerde bulabileceğiniz bir kuş
kanatlarının altı kırmızı, mat renkli ve
kulak tırmalayan sesli bir papağan olan
keadır. Kea insanların yaşadığı yerleri,
özellikle de kötü kulübeleri sever ve (boş)
botlardan koyuna her şeye dalar, tek başına
cam sileceği sektörünü ayakta tutmaktadır.
|