|

|
MALTA
ÜLKE REHBERİ |
|
Çevre ve Doğa
Nüfus artışı, yerleşim alanlarının çoğalması
ve gelişmesi, hava kirliliği ve doğal
alanların korunmasındaki yetersizlik, çevre
açısından adalar üzerinde büyük oranda
etkili olmuştur. Sadece bir tane çöp arıtım
tesisi vardır ve kanalizasyon arıtılmadan
direk denize boşaltılır. Aynı zamanda temiz
su sıkıntısı da yaşanmaktadır. Tek doğal su
kaynağı topraktan gelmektedir ve bu da büyük
oranda tarlalardan gelen nitrat atıklarıyla
kirlenmektedir. Bu sorun, bir çok büyük
arıtma tesisinin kurulmasıyla bir parça
çözülmüştür.
Hava kirliği, arabaların, kamyonların ve
otobüslerin (bir çoğu eski olan), Büyük
Liman çevresindeki kapalı yollarda
birikmesinden, kömürle çalışan elektrik
santralleri ve fabrikaların yol açtığı
kirlenmeden kaynaklanır. Böyle küçük bir
alanda atıkların kontrol altında tutulması
git gide soruna yol açmaktadır. Malta
hükümeti, 1991 yılında, kalkınma bölgelerini
ve önemli ekolojik alanları belirleyen bir
Çevre Koruma Kanunu çıkarttı ancak bir çok
önemli sorun hala çözüm beklemektedir.
Bitki Örtüsü ve Hayvanlar
Malta doğal bitki örtüsü yönünden zengin
değildir. Adanın büyük bir bölümünü ekili
alanlar oluşturur. Diğer bölgeler ise
genellikle çorak ve kayalıktır. Tek geniş
ormanlık alan, Halep çamlarının hakim olduğu
Buskett Bahçeleri'dir. Dağ tepelerinin ve
kıyı kayalıklarını oluşturan sert kireçtaşı,
kekik, biberiye ve böğürtlen çalılarının
yetişmesine ve tipik Akdeniz bitki örtüsü
olan zeytin ağaçlarının ve ılgın ağaçlarının
büyümesine elverişlidir. Deniz rezenesi,
deniz karanfili, sütleğen ve dikenli çöven,
deniz kenarındaki kayalıklarda görülebilir
ve nadır yetişen parazitimsi bir bitki olan
Cynomorium coccineus, Gozo'da Dwerja
bölgesinde mevcuttur.
Seyrek bitki örtüsü toprağa bağlı vahşi
hayat için yetersizdir. Ancak bir avuç
sıçan, fare, kirpi, gelincik ve kır faresi
bulunur. Tavşanlar, neredeyse soyları
tükeninceye kadar avlanmıştır. Geko ve
kertenkeleler oldukça yaygındır (koyu yeşil
ve kırmızı renkte olan Lacerta filfolensis
sadece Filfla adasında görülür). Üç tür
yılan vardır ve hiçbiri zehirli değildir.
İçinde, serçelerin, kaya güvercinlerinin,
keten kuşlarının, tarla kiraz kuşlarının,
gümüş martıların ve gök ardıç kuşlarının da
(Malta'nın milli kuşudur, 25 sentlik madeni
paranın üzerindeki resim bu kuşa aittir.),
bulunduğu on iki tür yerel kuş vardır. Ama
150 den fazla kuş türünün kışın ülkeyi
ziyaret eden göçmen kuşlar olduğu
bilinmektedir.
Malta ve Gozo çevresindeki temiz ve berrak
denizler, çok sayıda çeşitli deniz
hayvanının yetişmesini sağlar ve Avrupa'nın
dört bir yanından gelen dalgıçlara ev
sahipliği yapar.
Jeoloji
Jeolojik olarak Malta Adaları'nı, Akdeniz'in
dibinden su yüzeyini geçene kadar kıvrılarak
yukarıya çıkan denizdibi yığınları
oluşturur. Bu kıvrılma hareketi, tektonik
Afrika kıtasının güneye ve Avrupa kıtasının
kuzeye kaymasıyla, aralarında meydana gelen
sıkışmanın sonucudur. Bu sıkışma devam
etmektedir ve aynı zamanda Etna ve Vesuvius
yanardağlarıyla, İtalya'nın güneyinde ve
Malta'da sıklıkla görülen depremlere de
sebep olmaktadır.
Malta'yı oluşturan kayalar, yedi ile otuz
milyon yaşları arasındadır ve tabakalar
halinde üst üste yığılmışlardır. Aşağıdan
yukarıya dört ana tabaka vardır: Aşağı
Mercan Kireçtaşı, Globigerina Kireçtaşı,
Mavi Kil ve Yukarı Mercan Kireçtaşı.
Kireçtaşları, özellikle, yuvarlak kabuklu
fosil birikiminin çok fazla olduğu, Aşağı
Mercan Kireçtaşı ve Globigerina
Kireçtaşı'nın kesiştikleri yerde, fosiller
bakımından zengindir.
Aşağı ve Yukarı Kireçtaşları
dayanıklıdırlar. Güneybatı Malta ve Ta' Cenc
yüksek kıyı kayalarıyla, Gozo'nun dağlarının
yassı doruklarını saran kayalıklarıyla hava
koşullarına karşı da dirençlidirler. Altın
rengi Globigerina Kireçtaşı daha yumuşaktır.
Orta ve doğu Malta'nın büyük bir bölümünün
temelini oluşturur. Yapışkan Mavi Kireçtaşı
besin değeri bakımından zengindir ve
Gozo'nun daha verimli olan topraklarını
oluşturur. Bunu batı ir-Rama'daki dağlarda
görebilirsiniz.
Yerel madenciler kolayca işlenebilen
Globigerina Kireçtaşını franka diye
adlandırırlar; daha sert olan mercan
kireçtaşına ise zonqor denir. Her ikisi de
adaların güçlendirilmesinde yaygın olarak
kullanılmıştır.
|