|

|
İRLANDA
ÜLKE REHBERİ |
 |
İrlandalı Karakteri
İnsanların karakteri
masallarda gökkuşağının sonunda bulunan
altın kadar anlaşılmaz, konuşmaları da
tamamlanmamış bir yapboz kadar karmaşıktır.
Bu suçun birazı da, her zaman olduğu gibi,
Hollywood'a aittir. Sinemadaki alkolik,
palyaço kılıklı, kavgacı İrlandalı
karakterini Hollywood yaratmıştır ama
İrlandalılar da buna yardımcı olmuştur.
Karakterlerinde teatral bir yön bulunduğu
tartışılmaz. İrlandalılar abartmaya
eğilimlidir ve biraz da dikkatsizdir. Ancak
bir içe dönüklük, George Bernard Shaw'un
kendi doğum yerinde geçen oyunu John Bull'un
Diğer Adası'nda değindiği bir melankoli
eğilimi de vardır: “Bu yumuşak nemli havada;
bu beyaz, baharı çağrıştıran yollarda; o
sisli çayırlarda ve kahverengi bataklılarda;
granit kayalardan dağlarda ve fundalıklarda
neşelenemezsiniz. Gökte renk, uzakta cazibe,
akşamlarda hüzün yoktur. Ah hayaller!
Hayaller! İşkence eden, kalp yakan, hiç
doyulmayan hayaller, hayaller, hayaller.”
İrlandalı karakterinin bu yönünü barda - biz
zamanlar “kuralsız oyun” adı verilen -
muhabbet iyice koyulaştıktan sonra neşeli
hava aniden yerini dalgınlığa ve içe
kapnıklığa bıraktığı zaman görebilirsiniz.
Bu çatışan karakter 19 Yüzyıl filozofu Soren
Kierkegaard'ı Danimarkalı olmasaydı pek âlâ
İrlandalı olabileceğini söylemeye itmiştir:
“İrlandalılar çocuklarını bütünüyle vaftiz
etmeye yanaşmaz ve paganlıklarının birazını
korumak ister. Onun için normalde çocuk
tamamen suya daldırıldığı halde onlar sağ
kolunu suyun dışında tutarlar ki öbür
dünyada eline kılıç alsın ve koluna da bir
kızı taksın.”
İrlandalılar kendileri ülkelerinin o kadar
da garip olduğunu düşünmez. Örneğin şair
Louis MacNeice ulusunu “şiddet ve kan
davaları üzerine kurulu” olarak tanımlar.
Adanın kuzey doğusunda yakın zamanda yaşanan
gerilla savaşı yüzünden İrlandalı
karakterinin bu karanlık yüzü John Wayne ve
Maureen O'Hara'nın 1950'lerde Sessiz Adam'da
yeşil kırlarda neşeyle yol aldıkları zamana
göre daha görünür bir hâl almıştır. Bu
konuda yorum yapan bir kişi: “Sessiz bir
İrlandalı ancak kibrit fabrikasının üzerine
inşa edilen bir barut dükkanı kadar
zararsızdır,” der.
|