|
|
İRLANDA ÜLKE REHBERİ |
![]() |
|
Genel Bakış Genel Bilgi Özet Tarih Günümüz İrlandası İklim ve Coğrafya Yönetim İnsanlar ve Kültür İrlandalı Karakteri İnsan İlişkileri İrlanda Dili Þarkı ve Dans At Kültürü Barlar |
BaÅŸkent
Dublin Coğrafya ve İklim Dublin Tarihi Yazarlar Kenti Dublinli Karakteri Barınma Müzik Barlar Yiyecek A'dan Z'ye Dublin Vize ve Seyahat Öğrenci Vizesi Polis Kaydı ve Süre Aşımı |
DiÄŸer
Önemli Kentler Aran Adaları Cork Dingle Galway Limerick Waterford Wexford |
Faydalı
Bilgiler Yemek Alışkanlığı Gezip Görülecek Yerler Sağlık ve Eğitim Sistemi Para ve Finans Hediyelik Eşya Spor Hayatı Konaklama İletişim Ulaşım Medya Ulusal Tatiller Yararlı Adresler |
A'DAN Z'YE DUBLIN
Abbey Tiyatrosu
Burası İrlanda'nın ulusal oyun salonudur.
İlk tiyatro bir yangın sonucu yok olmuş ve
bugünkü bina 1966 yılında inşa edilmiştir.
1904'te W. B. Yeats, Lady Gregory ve onlara
yardım edenler tarafından kurulan Abbey
kültürel bir rönesansın merkezi olmuş ve
John Millington Synge ve Sean O'Casey'nin
yapıtları sayesinde natüralist bir oyun
tarzının sergilendiği yönünde dünya çapında
üne kavuşmuştur.
İrlanda Bankası
Kıvrımları, penceresiz ön yüzü ve
sütunlarıyla eşsiz bir yapı olan bu binanın
inşaatına 1729 yılında İrlanda meclisine ev
sahipliği yapması amacıyla başlanmıştır.
Ancak onu inşa edenler alevinin nasıl kısa
sürede parlayıp söneceğini ön görememiştir.
İngiltere 1800 yılında Birlik Yasası'nı
geçirerek İrlanda meclisini kapatmış ve gücü
tekrar Londra'da toplamıştır. Bina da 40.000
Paund karşılığı İrlanda Bankası'na
satılmıştır.
Sütunlu girişin tepesindeki armanın üzerinde
İrlanda'nın simgesi Hibernia'nın heykeli,
iki yanında da Sadakat ve Ticaret'in
heykelleri bulunmaktadır. Lordlar
Kamarası'nın girişi olarak tasarlanan doğu
yüzünde Gücü temsil eden bir heykel, yanında
da Adalet ve Özgürlüğü temsil eden heykeller
bulunmaktadır. Eski Avam Kamarası artık
bankanın veznesi olmuştur ve eski halinden
çok farklı görünmektedir. Ancak Lordlar
Kamarası'na neredeyse hiç dokunulmamıştır ve
1233 parçadan oluşan mükemmel avizesi ve
Fransız Protestanlar tarafından dokunan iki
büyük halı yerinde durmaktadır.
Botanik Bahçeleri
Glasnevin Mezarlığı'nın hemen arka tarafında
olan bahçeler İrlanda meclisi tarafından
1795 yılında yaptırılmıştır ve içinde
20.000'den fazla türde bitki bulunmaktadır.
Camdan seralar arasında içinde dev amazon
leylağı (victoria amazonia) bulunan Su
Bitkileri Serası, Orkide Serası, Eğreltiotu
Serası ve Dev Avuç Serası vardır.
Chester Beatty Galerisi
Güneydeki bir banliyö olan Sandymount'ta
bulunan bu galerinin Çin, Japon, İran, Hint
ve Orta Doğu medeniyetlerine ait içinde Ömer
Hayyam'a ait 1259 el yazması ve 600 kadar
Çin enfiye kutusunun da bulunduğu çok sayıda
el yazması, resim ve süslemelerin yer aldığı
harika bir kolleksiyonu vardır.
Sütunların desteklediği
kemerli giriş kapısının üzerindeki taşlar
Atlantik Okyanusu'nu ve İrlanda'nın 13
önemli nehrini simgeler. Ziyaretçi merkezi
Neoklasik odalarının, merdivenlerinin ve
girişinin güzelliğiyle göz doldurur.
Dublin Kalesi
Dublin Kalesi daha eski kalıntıların da
bulunduğu 18. Yüzyıl'da yapılmış şık bir
saraydır: 1202'de yapılmış orjinal Norman
kale 1684'te çıkan bir yangın sonucu büyük
ölçüde hasar görmüştür. Bu yer yedi yüzyıl
boyunca İrlanda'da İngiliz egemenlğinin
merkezi olmuÅŸ ve iÅŸte bu yerde, eski ana
girişte İngiliz hükümdarlar İrlandalı asi
liderlerin kafalarını kestirmiştir.
İrlanda Ulusal Galerisi
İrlandalı ressamların eserlerinin yanı sıra
Galeri'de Hollandalı üstatların, 17. Yüzyıl
Fransız, İspanyol ve İtalyan tarzlarının ve
arasında Gainsborough'a ait önemli
çalışmaların da bulunduğu oldukça iyi bir
İngiliz kolleksiyonu vardır. Bu eserlerin
çoğu tanınmış bir kolleksiyoncu ve galerinin
müdürü olan ve Lusitania bir Alman torpili
tarafından İrlanda açıklarında vurulunca
hayatını kaybeden Sör Hugh Lane (1875-1915)
tarafından bağışlanmıştır. Zamanımızda en
ünlü resim 1990'da Cizvit Çalışma Evi'nde
bulunan Caravaggio'nun İsa'nın Alınışı
isimli eseridir. Eserleri sergilenen
İrlandalı ressamlar arasında James Arthur
O'Connor, Nathaniel Hone, Sör William Orpen,
Walter Osborne, William Leech, Roderic
O'Conor ve ÅŸairin kardeÅŸi Jack B. Yeats'dir
(1839-1922).
Daha geniş olan 86 numaranın inşaatına 1765
yılında sıkı bir Katolik düşmanı olan (takma
adından anlaşılacağı gibi) ve oğlu Buck ünlü
bir çapkın ve Cehennem Ateşi Kulübü'nün
kurucusu olan Richard "kilise yakan" Whaley
için başlanmıştır. Robert West tarafından
yapılan alçı işleri rokoko tarzındadır ve
insan figürleri yerine çiçekler, müzik
aletleri, kuşlar ve kanatlı canavarlar
çizilmiştir. Hopkins'in 1889'daki ölümüne
kadar beş yıl boyunca kaldığı üst kattaki
oda onun bıraktığı gibi korunmuştur -
cübbesi sandalyede asılı, etajerinde
gözlükleri, masasında mektuplar ve el
yazmaları.
O'Connell Caddesi
18. Yüzyıl'ın ortalarında Sackville Caddesi
olarak yapılan bu cadde bir zamanlar
Avrupa'nın en şık yürüyüş yollarından
biriydi. Yakın zamanda indirim mağazaları,
fast-food restoranları, eğlence pasajları,
modern binalar ve levhalarla dolmuÅŸ olsa da
bunlar caddenin doğasında bulunan azameti
ortadan kaldıramamıştır. Orjinal caddenin
büyük bölümü 1916 Ayaklanması sırasında
İngiliz topları tarfından tahrip edilmiş ve
1922'deki İç Savaş sırasında da yine çok
hasar görmüştür. Caddede bir zamanlar Amiral
Nelson'un Trafalgar'da Fransızlara karşı
kazanılan ünlü deniz zaferinin anısına
(üstelik de aynı anıtın Londra'daki
Trafalgar Meydanı'na dikilmesinden 32 yıl
önce) 1815'te dikilen büyük bir heykeli
vardı ama kimliği bilinmeyen cumhuriyetçiler
1966'da Ayaklanma'nın 50. yılını kutlamak
için heykeli bir patlamayla (tamamen)
yıkmıştır. Eskiden bulunduğu yerin (Posta
Ofisi'ni hemen geçince) yakınlarında
Joyce'un Finnegans Wake isimli eserinde de
adı geçen Liffey Irmağı tanırıçası Anna
Livia'nın suyun içinde tasvir edildiği bir
heykeli bulunmaktadır. Şehrin binici yıl
kutlamalarının bir parçası olarak 1988'de
dikilen heykele hemen "jakuzideki sevgili"
adını takmışlardır. Caddenin baş yapıtı
Posta Ofisi'nin İyonya tarzı sütunlu
giriÅŸidir (1815).
Phoenix Parkı
Dublin şehir merkezinden yaklaşık 3
kilometre uzakta olan park, dünyanın en
büyük şehir parklarından birisidir (712
hektar) ve Londra'nın Hyde Park'ının beş
katı, New York'un Central Park'ının iki
katıdır. Parkın adı efsanevi kuştan değil
(phoenix = anka kuÅŸu), Gal dilindeki fionn
uisce ("temiz su") sözünün değişmesinden
gelmektedir.
Trinity, Kraliçe Elizabeth tarafından İrlandalıları "medenileştirmek" ve onları "Papalığın" etkilerinden korumak için kurulmuş olduğundan tarihinin çoğunda yalnızca Protestanların gittiği bir üniversite olarak kalmıştır. 1873'te Katolik öğrencilerin girme yasağı kalktığından beri kolej üstünlük havasının çoğunu kaybetmiştir. Yine de yakın zamanlara kadar kilseye giden Katolikler için tehlikeli bir yer olarak görülmüş ve Katolik öğrencilerin sayısı 1970'ten bu yana artmaya başlamıştır. Akademik çevrelerde Oxford, Cambridge ve Trinity isimleri birlikte telaffuz edilir ve mezun olan ünlüler arasında Oscar Wilde, Samuel Beckett, Thomas Moore, Sheridan Le Fanu, John Millington Synge ve Bram Stoker gibi edebiyatçılar da vardır.