|

|
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ
ÜLKE REHBERİ |
 |
Toplumsal Hayat
Tipik Amerika ya da tipik
Amerikalı diye bir şey yoktur. Ülkenin
büyüklüğü ve elli eyaletin sahip olduğu
farklılıklar bir sonuç çıkarmayı zorlaştırır
ve genellemeler de sizi yanlış yönlendirir.
Amerika'da her şey şaşırtıcıdır, her ne
kadar filmleriyle, televizyon
programlarıyla, çizgi romanlarıyla ve fast
fooduyla büyümüş olsak da bu böyledir.
Yabancılar etraflarında gördüklerini
anlamaya, tanımaya çalışırlar ve hiçbir şey
bekledikleri gibi çıkmayınca da şaşırır.
Amerika'ya seyahatin en zevkli yönlerinden
biri hiç beklemediğiniz halde sürekli
şaşırmanızdır. San Francisco? Yokuşlar, kutu
evler ve tramvaylar… Dallas? Basit - petrol
kuyuları ve çamurlukları süsleyen boğa
boynuzları… New York? Kolay - metro ve
polisler, ağzı bozuk şoförler ve her köşede
bir Huggy Bear…
Bunların gerçekten de var
olması yabancıları eğlendirir ama asıl
ilginç olan Amerika'nın çok yabancı bir yer
olmasıdır. Eğer Amerika'yı tanıdığınızı
sanıyorsanız ülkenin gerçeğini bilmiyorsunuz
demektir: ülkenin büyüklüğünü, kokularını,
insanların çeşitliliğini. Uçaktan indiğiniz
anda başka bir ülkede olduğunuzu fark
edersiniz ama bunu Los Angeles'te pizzacıda
bir bardak su isteyip de garson “Ne?”
deyince tam olarak anlarsınız. Garson size
tuhaf tuhaf bakarken “Su lütfen” dersiniz.
Ancak siz defalarca tekrar ettikten sonra
garson telaffuzunuzu anlayabilir.
286 milyon insanın
Türkiye'nin ancak bir bölgesi olabileceği
kadar büyük bir toprak parçasına yayılmış
halde yaşadığı bir ülkede insanların yaşayış
tarzı da farklılıklar gösterir. Los Angeles
ile New York arasında İstanbul ile Paris
arasında olandan daha fazla fark vardır - ne
de olsa bu şehirler birbirinden
kilometrelerce uzaktadır ve aralarındaki
saat farkı da çoktur.
13.5 milyon insanın yaşadığı
Los Angeles Pasifik'le dağlar arasında kalan
112 kilometre genişliğindeki bir vadide
sıralanmış çok sayıda uydu şehrin 1200
kilometrelik otoyolla birleştirilmesinden
oluşmuştur. Hava neredeyse her zaman 20
derecedir. New York ise bize daha tanıdık
gelebilir. İklim kışları sert, yazları
nemlidir ama en azından değişiklik gösterir.
Şehirde bir metro vardır ve insanlar
yürüyerek şehri dolaşabilir. New York'un
etrafındaki topraklar ağaçlı tepeler ve
sonbaharda muhteşem görünen renkleriyle
İstanbul'u andırır.
Ülkenin bu iki ucunun
arasında bir dünya yatar. Batı kıyısından
doğu kıyısına arabayla gidecek olursanız tam
dört saat diliminden geçer ve neredeyse 4800
kilometre yol yaparsınız. Bomboş bir yolda
yüzlerce kilometre gidebilir ve en yakın
komşusu üç saat uzakta olan şehirlerden
geçebilirsiniz. Bu kıtada hâlâ konfederasyon
bayrağı asıp kendilerine birliğin tam bir
parçası olmadıklarını hatırlatması için
Yalnız Yıldız diyen Texaslılar da yaşar 20.
Yüzyıl'dan mümkün olduğunca kaçan
Pennsylvanialılar da.
Böyle bir kıtanın toplumsal
hayatını veya geleneklerini anlamak oldukça
zordur. Ayrıca bu konuda yazılmış çok sayıda
kitap vardır. Aşağıdakiler genellemelerdir
ama ülke hakkında size bir fikir verebilir.
Davranışlar, Gelenekler ve
Toplumsal Tavırlar
Amerika bir göçmenler
ülkesidir. Çok sayıda Amerikalı göçmen,
“özgür olmak isteyen tıkış tıkış insanlar”
olarak gelmiştir ve hâlâ gelmektedir.
İkinci, üçüncü ve dördüncü nesilden bile
çoğu kendini Amerika'ya ait
hissetmemektedir. Yeni bir ortama geldikleri
vakit mümkün olduğunca çabuk uyum sağlamaya
bakarlar. Her şehirde bir sivil toplum
örgütü veya sosyal kulüp vardır: Rotary,
Kiwis, Elks, Lions, Jaycees, Okul Aile
Birliği, Küçükler Ligi, Bahçe Kulübü,
Shriners. Bunlar (özellikle son ikisi)
erkeklerin bir araya gelip restoranlarda
birbirlerine ekmek atması ve aptalca oyunlar
oynaması için bahane olmuştur. Ama aynı
zamanda kolayca bulunan hazır çevrelerdir.
Yeni bir şehirde sizi arasına almak
isteyecek bu kadar resmi ve gayri resmi
organizasyonla yalnız kalma ihtimaliniz
düşüktür.
Amerikalıların karakterinin
çatışan iki özelliği vardır: bir yanda aşırı
bireycidirler, öte yandan takım oyuncusu
olmaya çok değer verirler. Amerikalılar
hakkında yaygın olan görüşlerden biri
teklifsiz oluşlarıdır ama Amerikalılar
oldukça resmi davranabilir. Yemekli bir
partiye gidersiniz ve komşunuz sizi
sözünüzün ortasında durdurur çünkü ev sahibi
bir şeyler söylemektedir ve onunla aynı anda
konuşmak kabalıktır. California'da bir
partiye gidersiniz ve herkes sulu biradan
bol bol içip sarhoş olmuşken sizin bir
sigara yakmanız büyük küstahlık olarak
görülebilir. En beklenmedik şeylere hazır
olmalı ve başkalarının yaptıklarına bakarak
ipuçları çıkarmaya çalışmalısınız.
Amerikalılar doğallıkları ve açıklıklarıyla
ünlüdür. Sonbaharda New England'a gitmek
isteyen İngiliz bir çift New York'ta bir
partide tanıştıkları Amerikalı bir çifte
bunu söylediklerinde Amerikalı çiftin kendi
evlerini onlara açmasına şaşırmıştır. Bu
kadar arkadaş canlısı insanlara sık sık
rastlarsınız ama bunun bir de arka yüzü
vardır. Herkes sizinle eski arkadaşmışsınız
gibi konuştuğu için o şekilde davranmalarını
beklemek hata olur.
Arkadaş Edinmek
İnsanların göç etmesi
edebiyatta ve filmlerde oldukça romantik bir
dille anlatılır - Kerouac'ın Yolda filmi ve
yüzlerce yol filmi buna örnektir. Taşınmanın
daha iyi bir hayat getireceği inancı
yaygındır. Sıradan bir Amerikalı her dört
beş yılda bir taşınır ve şirketler
elemanlarının yerlerini her iki yılda bir
değiştirir. Profesyoneller bir kıta
büyüklüğündeki bir ülkede ilerlemek için
sıklıkla taşınmanın ve uzak mesafelere
gitmenin gerekli olduğunu kabul etmektedir.
Çoğu işveren, özellikle de ülkenin her
tarafında büroları olan büyük şirketler
taşınmayı cazip kılmak için her yolu
denemektedir. Yeni gelenlerin iş
arkadaşlarıyla tanışması için şirketlerin
sosyal kulüpleri vardır ve şirket içi özel
faaliyetler düzenlenir. Yerel topluluklar da
yeni gelenlerin “komşularla” tanışması için
yardımcı olur ve onları toplantılara davet
eder. Kültürel olarak Amerikalılar katılımı
teşvik eder. Bu, okul aile birliğine
katılarak, kilisenin faaliyetlerine
katılarak, golf/tenis kulüplerine girerek
veya kadın kuruluşlarına üye olarak
gerçekleşebilir.
Örneğin, öğrenciler iyi
üniversitelerde okumak için evlerinden ve
eyaletlerinden çok uzaklara gider.
Üniversitede pek çok arkadaş edindikten
sonra yine kilometrelerce uzağa taşınmaları
gerekebilir. Yani Amerikalılar taşınmaya ve
yeni arkadaşlar edinmeye alışıktır. Toplumun
bu kadar hareketli olması Avrupa'daki
toplumsal ilişkilerin resmiyetinden ve
kuralcılığından bunalanlara rahatlık verir.
Eğer ABD'de bir partiye gidiyorsanız ve
özellikle o bölgeye yeni taşınmışsanız
insanlar size samimi bir ilgi gösterir. Siz
ve aileniz hakkında pek çok soru sorarlar.
Daha içine kapalı insanlar için bu biraz
zorlama gibi görünebilir ama genelde ne
kadar misafirperver olduklarını ortaya
koyar.
Tanıştıktan sonra
Türkiye'dekinden daha kısa sürede birileri
sizi evine davet eder. Yabancılara göre
Amerikalılar yüzeysel arkadaşlıklar kurmakla
ünlüdür ancak bu durum çevrelerini
genişletmek için gerçekten çaba
harcadıklarını gösterir. Siz yabancı bir
ülkeden gelmiş olduğunuz için yakın
arkadaşlık kurmaya uygun insanlarla
tanışmanız bir yıl kadar sürebilir.
|