|
|
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ ÜLKE REHBERİ |
![]() |
Genel Bakış Siyaset
ve Ekonomi Coğrafi
Bilgiler |
Eğitim
Sistemi Günlük
Hayat |
Amerika'da Çalışmak Eğlence
ve Kültür |
Yerleşmek Vize ve
Ülkeye Giriş |
Suç ve Polis
ABD'deki suç oranları düşme göstermemektedir. Amerikan vatandaşlarının yüzde yirmisi suç oranlarını ülkenin en büyük sorunu olarak görmektedir, cinayet oranı Kanada'dakinin yedi katıdır ve Almanya'dakinin yirmi katından daha fazladır. İlk ve ortaokula giden çocukların ölüm sebepleri içinde cinayet üçüncü sıradadır - pek çok şehirdeki okula öğrencilerin silah getirmesini önlemek için artık havaalanlarındaki gibi X ışınları veren cihazlar yerleştirilmiştir. ABD'de bir çocuğun ateşli silahla ölmesi riski Güney Doğu Anadolu'da sorunların en ciddi şekilde yaşandığı zamanla eşdeğerdir. Ortalama bir yılda her 1.000 haneden 3.2 kişi vahşice işlenmiş bir suçun kurbanı olmaktadır.
Clinton yönetimi bu sorunun üstesinden gelmek için bir dizi yasa çıkarmaya çalışmış ama daha ağır cezalar ve daha çok infaz görmek isteyen sağ kanat ile iyileştirme ve suçu önleme taraftarı sol kanat arasında kalmıştır. Tartışmanın tam ortasında silah kulisleri çok sayıda üyesiyle önemli bir siyasi güç haline gelen Ulusal Silah Derneği (NRA) şeklinde yer almıştır. Silah bulundurma hakkı İngiliz hakimiyetine karşı ayaklanan Cumhuriyetçi milis güçlerinden kalan bir miras olarak anayasada yer almıştır. Pek çok Amerikalı bu hakkı korumak istemektedir ama böyle bir hakkın varlığı halkı korumak için ateşli silahların denetlenmesini mantıklı bulan başka devletleri şaşırtmaktadır. Kongre ve başkanlık seçimleri sırasında silahları denetim altına alma konusu sık sık gündeme gelmektedir.
George W. Bush'un silahları denetim altın alma gibi bir öneride bulunma veya bu konuyu destekleme ihtimali düşüktür. Başkan, bunun yerine suçluları daha şiddetli şekilde cezalandırmayı desteklemektedir. Texas valisiyken eyaletin sakinlerinin kendilerini koruma amaçlı silah taşımasına izin veren ve çok tartışma yaratan yasayı desteklemiştir. Başka eyaletlerde silahlara ancak evde nefsi müdafaa amaçlı ruhsat verilir.
Elbette NRA 2000 başkanlık seçimleri sırasında Başkan Bush'u desteklemiş ve muhalifi Al Gore'u yenmesi için 10 milyon Dolarlık reklam ve siyasi bağış yapmıştır. Her eyalet federal düzenlemenin yanında kendi ateşli silahlar kanununu çıkarmakta ve bu da işleri daha çok karıştırmaktadır.
1994 tarihli suç yasası suikast silahı olarak bilinen silahların yani AK47 gibi yarı otomatik tabancaların üretimini ve satışını yasaklamıştır. Ancak gözlemcilerin belirttiğine göre vahşice işlenmiş suçların %83'ünde yasanın kapsamına girmeyen tabancalar kullanıldığından bu yasanın etkisi zayıf olmuştur. Silah kulisinin gücüne rağmen Amerikalıların silahların toplumlarındaki yerinden sıkılmaya başladığını gösteren işaretler de vardır. Son yıllarda okula giden çocukların yanlarında savaş silahları taşımasının sonucunda yaşanan çocuk bahçesi veya sınıf katliamları (yalnızca Amerika'ya özgü bir olay olmamakla beraber) çoğu insanın silahların daha çok değil daha az özgürlük anlamına geldiğini düşünmesine yol açmıştır.
Daha yakın dönemde
belediyeler ve suç kurbanı olmuş kimselerin
kurduğu gruplar silahlarla işlenmiş suçlar
için üreticileri sorumlu tutarak onlar
aleyhine dava açmaya başlamıştır. Silah
üreticileri de karşı dava açarak bu
kişilerin serbest girişimi baltalamaya
çalıştığını ileri sürmüştür.
Devletin aldığı diğer önlemler arasında daha
fazla polis işe almak için milyonlarca dolar
harcamak da vardır ama suç oranı en yüksek
şehirlerde (Detroit ve Washington) zaten
oldukça kalabalık polis güçleri
bulunduğundan bunun faydası olacağı
şüphelidir.
Çoğu vatandaşı için Amerika'da yaşamak oldukça risklidir. Pek çok şehirde şiddet içeren suç oranı hâlâ yüksektir ve uyuşturucu satıcıları veya çeteler arasında çatışmalar yaşanmaktadır. Ancak bunu bir perspektife oturtmak gerekir. Bütün şehirlerde suç oranı aynı şekilde yüksek değildir ve şehirlerde de mahalleler arasında dünyanın her yerinde olduğu gibi farklılıklar vardır.
En vahşi ve suç oranı yüksek olan şehirler
zaten turistlerin gideceği yerler değildir:
Texas'daki Odessa Miami veya New York'tan
daha tehlikelidir örneğin. Manhattan'da
sabahın dördünde insanların sokakta
dolaştığını ve mağazaların ve restoranların
24 saat açık olduğunu görebilirsiniz. Ancak
daha yakın dönemde kurulan ve otomobil
çağına göre tasarlanan şehirlerde orta sınıf
insanları genelde şehrin merkezini terk edip
banliyölere yerleşmiştir. Yeni bir trend de
bütün ziyaretçilerin güvenlik noktalarında
arandıktan sonra girebildiği “kapalı
topluluklar” inşa etmektir.
Bazı şehirler yenileme ve ileri denetleme
faaliyetlerinden faydalanmıştır. En önemlisi
geçtiğimiz on yıl içinde New York'taki suç
oranı oldukça düşmüştür. Bazıları bunun
sebebi olarak polis sayısındaki artışı ve
Belediye Başkanı Giuliani'nin güttüğü “sıfır
tolerans” politikasını göstermiştir. Ancak
şehirlerdeki polis gücü konusunda tartışma
bitmemiştir. Bu süre içinde New York polisi
defalarca azınlıklara şiddet uygulamakla
suçlanmış ve insanların gözaltındayken
nedeni bilinmeyen bir şekilde vurulması veya
ciddi şekilde yaralanması gibi vakalar
olmuştur.
Çoğu cinayet aile veya birbirini tanıyan gruplar içinde işlenmektedir. Ayrıca bu olaylar, yanlışlıkla kolay kolay giremeyeceğiniz yerlerde yaşanmaktadır. Her şehirde içinde yürümenin tehlikeli olduğu yerler vardır ve buraları da öğrenmek kolaydır. Yani paranoyaklaşmanın bir anlamı yoktur: New York metrosu geceleri daha sakin olabilir ama 24 saat çalıştığı iççin bir istasyonda veya vagonda tek başına kalmazsınız.
Büyük Amerikan şehirlerinden
bazılarında uyuşturucuyla alakalı suç oranı
çok yüksektir. Bu sebepten bazı bölgeleri
bırakın ziyaret etmeyi oradan geçmeniz bile
tehlikelidir. En iyisi mantığınızın sesini
dinlemektir. Eğer çok eski ve terk edilmiş
gibi görünen bir yere girerseniz orası pek
emniyetli olmayabilir. Aynı şekilde,
geceleri karanlık yerlerde yürümek de
akıllıca olmayabilir.
İnsanların bir bölge hakkında neler
söylediklerini iyice dinleyin. Bir park çok
güzel ve sakin gibi görünüyor olabilir ama
rehber kitap veya yerli bir kişi size oranın
pek emin bir yer olmadığını söylüyorsa
tavsiyelerine uyun. Bir yer hakkında kendi
kadarlarınızı vermek için uzun zaman geçmesi
gerekir. Araba kullanırken polis dışında hiç
kimsenin sizi durdurmasına izin vermeyin.
Şehirlerde arabanın bütün kapılarını kilitli
tutun.
Eğer gerekli önlemleri almazsanız başınıza gelmesi en muhtemel şey kapkaççılara kurban olmaktır. Bundan korunmanın yolu mantığınızı kullanmaktır: çantanızı omzunuzdan sallandırmayın, ortalık yerde paranızı saymayın, elinizde fotoğraf makinesi etrafa boş boş bakınarak turist olduğunuzu çok belli etmeyin! Soyulma riski en yüksek olanlar en çok kolay av gibi görünenlerdir:sokak ortasında durup haritaya bakmayın veya panik içinde koşuşturmayın. Belli bir yere gidiyormuş gibi yürüyün.
Amerika'da giderek daha popüler olan bir hareket BAMM'dır - Körfez Model Soygunu (Internet sayfası www.bamm.org). California'da başlayan bu hareket kadınlara saldırıya karşı kendilerini nasıl koruyacaklarını öğretmekte ve kadınların erkek bir saldırgana karşı koyamayacak kadar zayıf oldukları inancını yıkmaya çalışmaktadır. Yalnızca nasıl karşı koyacağınızı değil etrafınızı nasıl kollayacağınızı, olumsuz karşılaşmalardan kaçınacağınızı, dikkat çekmek için sesinizi nasıl kullanacağınızı ve saldırganın zayıflığını nasıl yakalayacağınızı da öğretirler. Kısacası, nasıl kurban olmamayı - veya kurban gibi görünmemeyi öğretirler.
Yanınızda her zaman 50-100
Dolar “saldırgan parası” taşıyın, eğer
tehdit edilirseniz direnmeyin veya ani
hareketler yapmayın - saldırganınız panikler
ve silahını kullanmaktan çekinmez,
cüzdanınızı veya çantanızı verin,
gittiğinden emin oluncaya kadar olduğunuz
gibi kalın, taksiye binip polis merkezine
gidin, sigortadan para alabilmek için
polisin tuttuğu raporun numarasını öğrenin
ve sizi eve bırakmalarını isteyin.
Polis
ABD'de yasaları uygulayan dört tane kurum vardır: şehir polisi yani Şerif, eyalet polisi, Ulusal Muhafızlar ve Federal Soruşturma Bürosu (FBI, “federaller”). Eyalet polisleri otobanları denetler, Ulusal Muhafızlar toplumsal olaylarla uğraşmak için çağrılan sivillerdir (bir zamanlar başkan yardımcısı olan Dan Quayle Vietnam Savaşı sırasında savaştan kaytarmanın bir yolu olarak görülen Ulusal Muhafızların üyesiydi). FBI ülke sınırları içinde meydana gelen büyük suç ve olaylarla ilgilenir.
Eğer soyulursanız veya
kırmızı ışıkta geçerken yakalanırsanız büyük
ihtimalle şehir polisiyle (Şerif) muhatap
olursunuz. Kaçarsanız veya aşırı hızla araba
kullanırken yakalanırsanız eyalet polisi
sizinle ilgilenecektir. Polis yasayı
bilmemeyi trafik suçu işlemişseniz ya da
başka bir suç işlemişseniz bahane olarak
kabul etmeyecektir. Yasalar eyaletten
eyalete ve şehirden şehre değişir o yüzden
yaşadığınız yerin özelliklerini öğrenmeniz
gereklidir. Turistlerin çok geldiği bazı
tatil mekanlarında her yaz artan nüfusla
başa çıkmak için özel yasalar hayata
geçirilir: farkında olmadan yazları içki
içmeyi sınırlayan veya büyük toplantılara
karşı çıkarılmış yasaları çiğneyebilirsiniz.