|

|
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ
ÜLKE REHBERİ |
 |
Amerikan Sağlık Sistemi
Amerika dünyanın en pahalı
sağlık sistemlerinden birine sahiptir ve
2004 yılı itibariyle gayri safi milli
hasılasının %16.5'ini bu sektöre ayıracağı
tahmin edilmektedir. Avrupa'da ise sağlığa
harcanan ortalama %9.5'tir.
Aradaki farkın büyük kısmı
oldukça kârlı olan Amerikan ilaç sektörüne
aittir: ilaç şirketleri yeni ve etkili
ilaçlar geliştirmek için milyonlarca dolar
harcar, doktorların motivasyonu çok
yüksektir ve çok iyi ücret alırlar ve
hastaneler dünyanın en iyi ekipmanlarıyla
donanmıştır. Ancak dava açmak çok yaygındır
ve sonuçta tıpla uğraşan bütün kişi ve
kurumlar sigorta poliçelerine dikkat etmek
zorunda kalmaktadır, bunun bedelini de
hastalar öder.
Sağlık sektörünün
standartlarının bu kadar yüksek olmasına
rağmen her vatandaşa aynı oranda ilgi
gösterilememektedir. Devlet desteğinde olan
iki tane sağlık sigortası vardır, Medicare
(65 yaş üstü ve engelliler için) ve Medicaid
(belli bir gelirin altındakiler için). Çok
yaşlı veya çok fakir olmayan herkes sağlık
giderlerini kendisi ödemek zorundadır. En
iyi tedaviyi verecek olan kişisel sağlık
sigortası ancak bunu kişisel geliriyle
karşılayabilen veya karşılamaya razı olan
bir şirkette iş bulacak kadar şanslı olan
insanlara hitap eder. İşten çıkarılmak çoğu
zaman bütün ailenin bir gecede sağlık
güvencesini yitirmesi anlamına gelir.
Kredi kartınız yok diye
hastanelere kabul edilmemeniz veya bir
ambulansın sizi yol ortasında bırakıp
gitmesi gibi bir durum söz konusu değildir
ama yine de sağlık harcamalarına karşı
sigortalanmış olmanız önemlidir. ABD'ye
gitmek veya orada yaşamak konusunda verilen
tavsiyelerin en mantıklısı eğer çok zengin
değilseniz Amerikan toprağına ayak basmadan
önce sigorta yaptırmış olmanız gerektiğidir.
Öngörülemeyen bir acil durum sizi bir iki
gün içinde iflas ettirebilir. Hastaneye
kabul edilmek için 5.000 ila 15.000 Dolar
depozito yatırmanız gerekir. Günlük yatak
ücreti bile aşırıdır: özel oda tek başına
günlük 1.000 Dolar kadar tutabilir ve bunun
üstüne tedavi masrafları eklenir. Bazen
hastaneler borçları toplama işini bu konuda
uzman olan kişilere devreder ve onlar da
sizi ülkenize kadar takip edip
müşterilerinin parasını ister. Bir doktorla
yarım saat süren bir muayene hiç test
yaptırmasanız bile 300 dolardır.
Eğer belirli ilaçları
kullanmanız gereken bir hastalığınız varsa
yanınızda yeterince ilaç götürmelisiniz.
Amerika'da eczaneler yabancı reçetelerde
yazan ilaçları vermez.
Eğer ABD'ye eğitime ICEP
aracılığıyla gidiyorsanız, sağlık sigortası
eğitiminizin bir parçası olabilir. Bunu
eğitim danışmanından öğrenebilir, haftalık
sigorta bedelinin ne kadar olduğu konusunda
bir fikir edinebilirsiniz. (Yaklaşık 10
dolardır).
Ülkeye Girişte Sağlık
Sınırlamaları
ABD'ye hangi ülkeden geliyor
olursanız olun giriş yaparken aşı olmanız
gerekmez. Ancak ABD'de zaten mülteci olarak
veya göçmen vizesiyle bulunan yabancılar
yapılan sağlık tetkikinde HIV virüsü taşıyor
veya AIDS (ya da başka bir bulaşıcı
hastalık) hastası olduğu anlaşılırsa yeşil
kart (yerleşme hakkı) verilmez. Yüz binlerce
Amerikalının da zaten bu virüsü taşıyor
olmasına rağmen çok mantıksız ve hiç de
adilane olmayan bir şekilde HIV taşıyan
yabancıların girişine izin verilmez. Giriş
sırasında yanınızda HIV ve AIDS tedavisinde
kullanılan ilaçlardan varsa bu, girişinizin
engellenmesi için yeterlidir. Eğer HIV
taşıyorsanız vizenizin yanında göstermek
üzere bir muafiyet belgesi almalı ve böylece
enfeksiyon belirtileri göstermediğinizi,
tıbbi harcamaları karşılayacak paranız
olduğunu ve ziyaretinizin 30 günü
geçmeyeceğini kanıtlamalısınız.
Tedavi
ABD'de de Türkiye'de olduğu
gibi her alanda uzmanlaşmış hekimler vardır.
Özellikle şehirlerde jinekolog veya
dermatolog gibi farklı uzmanlara görünmek
yaygındır. Bir anne genelde kadın kliniğine
gider, çocuklar çocuk kliniğine, vs. Çoğu
doktor evde hastaya gitmez ama büyük
şehirlerde özel birimler 100 ila 200 Dolar
karşılığında evinize bir doktor gönderir.
Maliyetini karşılayabilenler
için ABD'de tıbbi bakımın kalitesi oldukça
yüksektir. Ülke dünyanın en iyi hastaneleri
ve tıbbi araştırma kurumları vardır. Genelde
doktorların kendi muayenehanelerinde kendi
test laboratuarları bile vardır, o yüzden
test sonuçları kısa zamanda alınır. ABD'nin
sürekli davaların açıldığı ortamında bir
doktorun en büyük korkusu görevi kötüye
kullandığı için hakkında dava açılmasıdır. O
yüzden baş ağrısı ve baş dönmesi gibi
şikayetlerle gittiğinizde bir iki gün
istirahat vermekle yetinmeyecektir. En basit
şikayet karşısında bile örnekler alıp bir
dizi test yapar ve sorunun tam olarak ne
olduğunu öğrenmeden sizi bırakmazlar. Kan ve
kolesterol testlerinizi düzenli olarak
yaptırmanız için sizi uyarırlar. Önleyici
tıp, Amerikan sağlık sisteminin önemli bir
özelliğidir.
ABD'de hasta müşteridir ve
tedaviden memnun kalmazsanız istediğiniz her
yere gidebilirsiniz. Radyoda, televizyonda,
dergilerde, süper marketlerde hep hastane
reklamları yapılır. New York'taki bir
hastane “size hayallerinizin doğumunu
yaşatacağız” diye reklam yapmaktadır.
Müşteri olarak seçme şansı sizindir ve bütün
serbest piyasa sistemlerinde olduğu gibi bu
durum aklınızı karıştırabilir. Amerika'daki
en iyi hastaneler üniversitelere bağlı
olarak aynı zamanda bir eğitim kurumu olarak
çalışır. US News and World Report dergisi
her yıl hastanelerin uzmanlıklara göre
sıralandığı bir anket yapar. Internet
adresinden bu anketleri okuyabilirsiniz
(www.usnews.com).
Sağlık piyasasında müşteri
olmanın en büyük faydası doktorların ne
yaptıklarını ve ne önerdiklerini size her
zaman söylemeleridir. Hiçbir zaman
karanlıkta kalmazsınız veya sizi tedavinin
karmaşık yönlerini bilmeniz gerekmediğini
düşünen bir doktor tarafından size patronluk
taslanmaz. Randevu almak da oldukça kolaydır
ve doktor her hastaya yeterince zaman
ayırabilir.
Tedavi sone erdiğinde veya
hastaneden çıkarken size ayrıntılı bir
fatura verilir. Ücretler oldukça yüksektir:
danışma 200 Dolar, laboratuar testi 100
Dolar, antibiyotik 50 Dolar'dır. Bütün
faturaları ödemeden önce sigorta şirketinize
gönderin ve eğer tedavinizi kendiniz
karşılıyorsanız faturayı iyice gözden
geçirin. Hastanelerde sık sık hata yaparlar
ve almadığınız bir tedavinin ücretini ödemek
zorunda kalabilirsiniz.
Acil Durumlar
Acil numarası 911'dir. Bu
numara hem polisi devreye geçirir hem de
ambulansları. Çoğu şehirde 100 veya 200
Dolar'a tutabileceğiniz özel ambulanslar
vardır ve bunlar hastanenin göndereceği
ambulanstan daha çabuk gelir. Bu ücreti de
sigortanız karşılayabilir. Hastanelerde acil
servisler vardır. Ambulanslar yasa gereği
sizi hastaneye götürmek zorundadır, kredi
kartı olmadığı için yol ortasında ölüme terk
edilen trafik kazası kurbanları hakkında
anlatılan korku hikayelerinin gerçekle
ilgisi yoktur.
Basit Şikayetler
Daha basit şikayetler,
testler ve teşhisler için şehir
merkezlerinde veya alışveriş merkezlerinde
yerleşik “acil bakım merkezleri” vardır.
Ödemeler o anda yapılır ama bazıları
sigortanın ödemesini bekleyebilir.
Diş Bakımı
ABD'de dişçilik oldukça
ilerlemiş bir bilimdir. Hiç acı
hissetmezsiniz ama dişçiniz dişlerinizdeki
çürükleri görünce çığlık atabilir
(Amerikalıların dişleri de dişçileri gibi
dünyanın en iyisidir) ve sizi ortodontiste
güzellik bakımı için gönderebilir.
Eğer ABD'de bir yıldan fazla
kalmayı düşünüyorsanız gitmeden önce
dişlerinizi kontrol ettirin ve yanınıza
sonuçların bir kopyasını alın. Eğer tedavi
görmeniz gerekirse bu size hem zaman
kazandırır hem de paradan tasarruf ettirir.
Toplu Sağlık
Organizasyonları
Sağlık Koruma
Organizasyonları (HMO'lar) devletten
işverenlere, hastanelere ve sigorta
şirketlerine çok farklı kurum tarafından
desteklenen toplu sağlık planlarıdır.
Bağımsız veya bir hastaneye bağlı
olabilirler ama genelde oldukça ayrı hareket
ederler, kendi klinikleri kendi doktorları
ve hemşireleri vardır. Son 15 yılda sayıları
oldukça artmıştır ve şimdi yılda 30 milyon
hastaya bakım sağlamaktadır. Bütün tıbbi
harcamalar aylık taksitler halinde ödenir ve
bunlar genelde sigorta ücretlerinden daha
düşüktür. Sigortalardan daha ucuz olmakla
beraber HMO'lar daha sınırlı tıbbi bakım
sunar. Örneğin onaylanmış doktorların bir
listesinin içinden siz bir tanesini seçmek
zorunda kalırsınız.
Tercihli Sağlık
Organizasyonları (PPO'lar) da yaklaşık aynı
çizgidedir ama sigorta şirketleri ve tıp
dernekleriyle daha ucuza hizmet vermek
amacıyla daha yakın bir işbirliği
içindedirler.
Sigorta
ABD'de tedavi masrafları çok
yüksek olduğu için Türkiye'deki pek çok
sigorta şirketi uzun süre Amerika'da
bulunacak kişileri sigorta etmeye yanaşmaz.
Onun yerine Blue Cross gibi göçmenler veya
seyahat edenler konusunda uzmanlaşmış bir
ABD şirketinden sigorta olmanızı tavsiye
ederiz.
Bazı göçmenler sigorta
yaptırarak hayat boyu bedel ödemektense
hastalanırlarsa tedavi masrafını ödemeyi
tercih eder ve sigorta yaptırmama riskini
göze alır. Ancak bu çok da akıllıca bir
hareket değildir. Amerika'da tedavi
masrafları sizi mali olarak çökertebilir.
ABD'de bulunduğunuz her dönemde sigortalı
olmanızda fayda vardır. Acil bir durum için
hazırlık yapmak size hastalıklı bir düşünce
gibi gelebilir ama “sağlıklı” bir insanı
hastanelik etmek ve bunun getireceği
maliyeti yüklemek için bir kaza veya gıda
zehirlenmesi yeterlidir.
Maliyetler
Sağlık sigortası oldukça
karmaşık bir olay olduğu için “tipik”
poliçeyi tanımlamak zordur. Nerede
yaşayacağınız, yaşınız, daha önceki
rahatsızlıklarınız, kaç çocuğunuz olduğu
veya sigara içip içmediğiniz gibi pek çok
faktöre bağlı olarak maiyet değişir.
Bir ABD sigorta şirketinden
alabileceğiniz tipik sigorta poliçesine göre
25 ila 34 yaşları arasında 18 yaşın altında
iki çocuğu olan bir çift aylık 180 Dolar ve
her çocuk için fazladan 34 Dolar öder.
Poliçenin 100 Dolarlık bir alt sınırı vardır
ve 100 ila 50.000 Dolar arasındaki
harcamaların %80'i karşılanır. 50.000 ila
100.000 Dolar arasındaki harcamaların tamamı
karşılanır ve bazı durumlarda bu bir milyon
Dolara kadar uzanır. Doğum, diş bakımı veya
göz sağlığı gibi seçmeli ilaveler de
yapılabilir. Hastanede beş gün yattıktan
sonra (ülkenize dönebilmeniz için) en fazla
10.000 Dolarlık bir tahliye bedeli ödenir.
|