|

|
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ
ÜLKE REHBERİ |
 |
Amerika'da Çalışma Hayatının Çeşitli Yönleri
GENEL BAKIŞ
Çalışma hayatının her boyutuna (işe alım,
terfi, performans değerlendirmesi, tazminat
ve yan ödenekler, işten çıkarma,vs)
uygulanan yasa maddesi 1964 Sivil Haklar
Kanunu'nun 7. Maddesi'dir. Bu maddeye göre
kişinin cinsiyeti, yaşı, ırkı veya dinine
göre ayrımcılığa uğramama hakkı kanun
güvencesine alınmıştır. Eyalet ve yerel
yönetimlerin federal kanunlarla çakışan
kendi düzenlemeleri vardır, bazı eyaletlerde
farklı sebeplerden ayrım yapmak
yasaklanmıştır. İşverenlere karşı iddialar
Eşit Haklar Komisyonu'na (EEOC) gider ve
anlaşma olmazsa federal mahkemede dava
açılabilir.
Haksız yere işten çıkarma alanında hâlâ
yasal düzenlemeler gelişmektedir. Örneğin
bazı mahkemelerde işverenin iş teklif ettiği
bir mektup veya bir şirketin personel
rehberi yasal bir anlaşma olarak kabul
edilmiştir ve böylece elemanı işten çıkarmak
zorlaşmıştır. Yine tehlikeli veya yasa dışı
görevleri yerine getirmediği için işten
çıkarılan elemanlar işverenlerini dava
etmiştir. Ayrıca bir kişiyi işten çıkarırken
duygusal sıkıntıya yol açan sözler söylemek
de dava açılma sebebi olmuştur.
İŞ UYGULAMALARI
Amerikan şirketlerinin nasıl çalıştığını
burada tam olarak anlatmak imkansızdır. Bu
çok uzun bir konudur ve pek çok uzman bu
konuyu ele almıştır. Her zaman olduğu gibi
genellemeler yapılabilir ama bu konuda çok
dikkatli olunmalıdır: doğuda geçerli olan
bir şey batıda tamamen yanlış olabilir.
Amerikalıların meslek ahlakı çok gelişmiştir
ve iş Amerika'da çok ciddiye alınır.
Tatiller Avrupa'da olduğundan daha az ve
daha kısadır ve yapılacak bir iş varsa hafta
sonlarından fedakarlık etmek de oldukça sık
görülen bir durumdur. Zamanı iyi kullanmak
çok önemlidir. Bir toplantıya beş dakika
gecikseniz özür dilemelisiniz, eğer on beş
dakika gecikecekseniz önceden telefon etmeli
ve iyi bir mazeret vermelisiniz. Amerikan
şirketleri hızlı sonuç almaları ve kısa
sürede başarıya ulaşmalarıyla ünlüdür: “uzun
vade” üç yıl sonrası demektir. Bu aynı
zamanda bazı sektörlerin daha uzun vadeli
düşünen Japonlar ve Almanlar karşısında geri
kalmasının da sebebi olarak gösterilir.
Sizden çok çalışmanız ve az izin almanız
beklenir. İşyerinde sigara içmek yasaktır ve
“duman molaları” yaygındır. Toplantılarda
Amerikalıların alıştığınızdan daha saldırgan
ve derli toplu olduğunu göreceksiniz. Somut
kanıtlarla desteklenen iyi hazırlanmış
sunumların da onları çok etkilediğini
göreceksiniz.
Amerikalılar insanı cezalandıran meslek
ahlaklarıyla olduğu kadar rahat tavırlarıyla
da ünlüdür. İnsanlar birbirlerine
isimleriyle hitap eder ve golf maçlarında iş
konuşmak da yaygındır. Gayri resmi görüntü
aldatıcı olabilir: iş toplantıları
kahvaltıda, öğle veya akşam yemeklerinde
yapılır; eğlence maçlarda aranır;
meslektaşların evlerinde düzenlenen kokteyl
ve yemekli partilerin işle ilgili ciddi bir
amacı olabilir.
Giderek popüler olan başka bir adet de spor
Cuma'dır. Bazı büyük şirketler eğer Cuma
günleri elemanlar daha rahat kıyafetler
giyerse verimliliğin artacağını karar
vermiştir. Bunun da elbette kendi kuralları
vardır: eğer Chase Manhattan'da
çalışıyorsanız rahat giyinmek için bir takım
giyip kravat takmaktan daha fazla düşünmeniz
gerekir. Spor tişörtler, pantolonlar ve spor
ayakkabılar rahat üniforma kabul
edilmektedir.
Amerikan meslek ahlakıyla ilgilenenler
şirketlerin üç tane çalışma tarzı olduğunu
söylemiştir. İlki yönetimin açık bir sırası
olması ve ayrıntılı düzenlemelerin
gerektiğidir. Yeni bir elemanın ilk sorusu
“Kime karşı sorumluyum?” olur. İkinci olarak
elemanlar çalışmalarının sürekli
değerlendirilmesini ister (sürekli
değerlendirme okullarda not verme sisteminin
de ayrılmaz bir parçasıdır) ve üçüncü olarak
yakından denetlenmeyi beklerler. Eğer
çalışanlarınız Amerikalıysa Türkler gibi
davranacaklarını sanmayın: eğer birini bir
sebepten uyarmanız gerekliyse önce Amerikalı
bir meslektaşınıza danışın.
Amerikan şirketlerinde başarı programları
yaygındır ve genelde ödül de konur. Mali
başarı çok değerlidir ve ödüllendirilir.
Fortune 500'ün şirket yöneticileri arasında
yaptığı bir araştırma nelerin başarılarına
katkıda bulunduğunu ortaya koymuştur. En
önemlisi hepsinin kendi kariyerlerini
kurmaları gerektiğini bilmeleri ve şirketin
başarısının amaç olarak değil kişisel
başarıları için bir araç olarak
görmeleridir. Ayrıca bütün büyük Amerikan
değerlerini de içselleştirmişlerdir: hepsi
faydacı, güvenli ve bir dereceye kadar
eşitlikçidir.
TELE-ÇALIŞMA
Amerika'da çalışma yaşındaki kişilerin - 30
milyon civarında - altıda birinden fazlası
bir işveren için veya bir ofiste
çalışmamaktadır. Tele elemanlar (ya da
tekno-köleler) kişisel bilgisayarların
faydalarından yararlanmış ve evlerinde büro
kurmuş kalabalık bir ordunun mensuplarıdır.
İki tip tele eleman vardır: evinden pek çok
kişi için çalışan - serbest gazeteci veya
tesisatçı örneğin - ve bir tek şirket için
çalışan ama her gün ofise gitmek yerine
evinden çalışan insan. Çoğu şirket evinden
çalışan elemanları olmasından memnundur -
bu, ortalıkta daha az kişinin dolaşması
anlamına gelir ve mutlu işçi daha verimli
olur. Evden çalışmanın çok cazip tarafları
olabilir. Takım elbise giymenize veya toplu
taşıma araçlarında çile çekmenize gerek
kalmaz. Çalışmaya istediğiniz zaman
başlayabilir ve bırakabilirsiniz ve iş
hayatının parçası olan arkadan vurmaya ve
ofis politikalarına da veda edebilirsiniz.
Ancak dikkat edin - çoğu insan evden
çalışmayı sıkıcı ve fazla yalnız bulur.
Sabah dokuz akşam altı düzeninden uzaklaşmak
cazip görünse de bilgisayarınız yatak
odanızın yanındaki odadayken işten
uzaklaşmak zor olabilir. Ofise gitmenin en
büyük avantajlarından biri işi hayatınızın
kalanından ayırabilmenizdir, tele elemanlar
zincirlerinden kurtulmak isterken onları eve
getirdiklerini görebilir.
Evden çalışmak ve “soho” (küçük ofis/ev
ofisi) kavramıyla ilgili daha çok bilgi için
www.workingsolo.com adresindeki WorkimgSolo
A.Ş.nin kendi işini kuran ve küçük
işletmelere haberler, bilgi ve destek veren
Internet sayfasına bakabilir.
ÇALIŞAN KADINLAR VE CİNSEL TACİZ
Amerikan şirketlerinde çalışan kadınların
başka ülkelerde çalışan kadınlarla benzer
sorunları vardır. Cinsel taciz ve kadınların
yükselmesini engelleyen cam tavan
konularında tartışmalar sürmektedir.
Siyaseten doğruluk (“PC”) alanına bir mayın
tarlası gibi dikkat edilmelidir.
Hatırlanması gereken en önemli şey Amerikan
toplumunun çok dava açan bir toplum olduğu
ve sorunların Türkiye'de olduğundan daha
kısa sürede mahkemelik olacağıdır. Kadınlar
bir şirketteki kadın-erkek gerilimlerine
dikkat etmeli ve kadın meslektaşlarından
ipuçları almalıdır. Erkekler yaptıklarına ve
söylediklerine çok dikkat etmelidir.
İstanbul'da şaka olarak kabul edilebilecek
bir şey Los Angeles'te en ağır siyasi-cinsel
suç olarak görülebilir.
Bu sorunun en karışık olduğu yer
üniversitelerdir. Çoğu erkek akademisyenler
PC kulisinden ve sonuçlarından ciddi endişe
duymaktadır: yakın zamanlarda New
Hampshire'de 59 yaşındaki erkek bir profesör
sınıfta ettiği (zararsız) sözlerden dolayı
işinden kovulmuştur. Bu olay David Mamet'in
aşırı hırslı kadın bir öğrencinin bir
akademisyenin hayatını mahvettiği Oleanna
isimli oyununa çok benzerlik
sergilemektedir.
Ancak bu tartışmaların yalnızca
üniversitelerle sınırlı olmadığını görmek
gerekir. Pek çok şirkette kurallar tam
olarak tanımlanamasa da “düşmanca ve
tehditkar bir ortam yaratabilecek”
davranışlara karşı uyarılar içerir. Bu
konuda yorum yapanlar böyle bir davranıştan
dolayı suçlanmanın ahlaksız davranıştan
dolayı suçlanmakla aynı lekeyi
bırakabileceğini söylemiştir.
ÜCRETLER
ABD'de ücretler Kanada ve Avrupa'dan daha
yüksektir ve Amerikalıların işte daha fazla
vakit geçirmesine karşın yan ödemeler de
oldukça yüksektir. Türkiye'de de olduğu gibi
farklı meslekler ve kamu ve özel sektör
arasında çok eşitsizlik vardır. Farklı
alanlara bakmadan ulusal ortalamaya bakmak
anlamsız olur. Hazır yemek şirketlerinin
yöneticilerinin ortalama maaşları 32.000
Dolarken lise müdürlerinin ortalama maaşı
80.000 Dolardır ve bir üniversite dekanı
200.000 Dolara kadar kazanabilir. Bilgi
işlem uzmanının ortalama maşı 88.000
Dolardır ama muhasebeci 46.000 Dolar
kazanır. Yeni mezunların başlangıç maaşları
başladıkları meslek ve nitelikleri gibi pek
çok faktöre dayanır. California Devlet
Üniversitesi'nin sosyal hizmet bölümünden
yeni mezun olmuş bir kişi ortalama 17.350
Dolar kazanır ama bilgisayar mühendisliği
mezunları 55.000 Dolarla başlar.
Federal asgari ücret 1938 Adil Çalışma
Standartları Yasası'yla konulmuştur. Bu
yasada en son 1997 yılında değişiklik
yapılmış ve asgari ücret saatte 5.15 Dolara
getirilmiştir. Ayrıca bu yasa haftada 40
saatin üstündeki çalışma için fazla mesai
ücreti ödenmesi gerektiğini getirmiş, çocuk
işçi çalıştırılmasını sınırlamış ve
cinsiyet, yaş, din, vs ayrımı yapılmaksızın
eşit işe eşit ücret ilkesini getirmiştir.
Bazı eyalet yasaları daha yüksek bir asgari
ücret öngörür ve devletle iş yapan şirketler
de Kamu Akitleri Yasası'na tabi olduğundan
yine yüksek asgari ücret verir.
YAN ÖDEMELER
Yan ödeme paketleri standart olarak sigorta,
kar oranı ve emeklilik planlarını içerdiği
için Türkiye'dekilerden daha cömerttir. Bu
satırlar yazıldığı sırada sağlık sigortası
hakkında çok büyük değişiklikler
yaşanmaktadır: sigorta poliçelerinin değeri
yükseldikçe işverenler katkılarını
azaltmaktadır. Aynı zamanda devletin sağlık
reformları işverenlerin çalışanlarının
sağlık sigortasının yüzde seksenini ödemesi
gerektiğini getirmektedir. Her anlaşmanın
sağlık sigortasıyla ilgili maddesini iyice
okumak gereklidir. Çoğu işveren yan ödeme
paketlerinin bir parçası olarak hayat
sigortası da yaptırmaktadır. Emeklilik de
işverenin fon yatırdığı devlete ait
düzenlemeler ve hem çalışanın hem de
işverenin belli miktarda katkı yaptığı
düzenlemelerle yapılır. Geçici ve dönemsel
çalışanlar şirketlerin emeklilik
programlarından yararlanamaz.
Şirket araçları çalışanlara yalnızca iş için
çok gerekliyse verilir. Bu durum üst düzey
yöneticiler için bile geçerlidir.
ÇALIŞMA SAATLERİ, FAZLA MESAİ VE TATİLLER
Amerikalılar gelişmiş dünyada en fazla
çalışan insanlardır ve iş gücünün yarısına
yakınının işle ilgili stresten muzdarip
olduğu söylenmektedir. Ortalamada
Amerikalılar haftada elli saat çalışır.
Tatiller de Avrupa'dakinden çok daha
kısadır. Standart yıllık izin iki haftadır
bunun yanında ulusal tatiller ve eyaletlerin
yaptığı tatiller gelir. Bu durum Avrupa ve
Avustralya'da geçerli olan yılda beş hafta
tatille çok çelişmektedir. ABD'de verilen
izin hakkı şirkette çalıştığınız yıla göre
artar.
Escape dergisinin yaptığı hesaba göre
Amerikalılar yılda yalnızca 9.6 gün tatil
yapmakta ve tipik bir Amerikalı çift yılda
1980'de olduğundan 500 saat daha fazla
çalışmaktadır. Sonuç olarak Amerikalıların
aile hayatlarına daha fazla zaman
ayırabilmeleri için bu sistemde düzenlemeler
yapılması amacıyla baskılar artmaktadır.
Basında aşırı çalışmanın sağlık üzerinde
yapabileceği olumsuz etkiler
tartışılmaktadır. Gelecek beş yıl içinde iş
hayatı ve kariyer tarafından yapılan aşırı
taleplerden oluşan bir kültüre tepkiler
geliştikçe ve yalnızca gelir ve terfi olarak
ölçülmeyen daha yüksek bir yaşam kalitesi
arandıkça bu tartışmanın da devam edeceği
düşünülmektedir.
Fabrikalarda çalışma saatleri sabah 8 akşam
4.30 arası ve ofislerde de sabah 8.30 akşam
5 arasıdır. Fazla mesai haftada 40 saatten
sonra başlar ancak bazı sendikalar 35 hatta
30 saatten sonrası için fazla mesai ödemesi
almayı başarmıştır. Mavi yakalı işçiler
genelde fazla mesai ödemesi veya tazminatı
alabilir, bu sektöre bağlıdır.
Ülke içinde çok farklı zaman dilimleri
olduğundan çalışma saatlerinin değişiklik
gösterdiğini göreceksiniz. Bankacılık ve
mali hizmetlerde ve borsada New York
Borsası'nın açılışına yetişmek demek batı
yakasında iş gününün en az bir saat erken
başlaması demektir.
SENDİKALAR
İmalat sektöründe sendika üyeliği son 10-15
yılda aşırı düşmüştür ve federal ve eyalet
bazında kamu idare birliklerine üyelik
artmıştır. 1983'te işgücünün %20.1'i sendika
üyesiyken aynı oran bugün %13.5'tir. ancak
kamu çalışanları %37.% oranında sendika
üyesiyken aynı oran özel sektörde %9'dur.
Amerika'da sendikalar yerel bazda
örgütlenmiştir. “Yerellerin” üyeleri aynı
sektörde veya aynı şirkette çalışmaktadır
(bu da bir yerelde pek çok alanın temsil
edilmesi sonucunu doğurur). Yereller birer
ulusal sendikanın üyesidir (Birleşik
Otomotiv İşçileri gibi) ve ulusal
sendikaların çoğu bir şekilde Amerikan İşçi
Federasyonu ve Sanayi Kuruluşları
Kongresi'yle (AFL-CIO) ilişkilidir. Güçler
dengesi yerellerden büyük ulusal sendikalara
doğru kaymaktadır.
Sorunlar genelde grevle değil yerel sendika
ve işveren arasında toplu görüşmeler sonucu
çözülür. İşverenler ve sendikalar arasındaki
toplu görüşme anlaşmalarında genelde greve
izin yoktur ve işçilerin sorunlarını dile
getirmeleri için açık ve sağlam kurallar
konulmuştur. Bu tür önlemler alındığı için
grev fazla görülmez.
Sendikalaşmış sanayilerde sendika sıkıntısı
olan her üye adına sözcü kabul edilir ve üye
sorunu idareye iletmek istiyorsa temsil
edilme hakkı vardır.
İşverenlerin sendika kurma, üye olma ve grev
hakkı vardır. Kanunlar eyaletten eyalete
değişir: örneğin bazı eyaletlerde yalnızca
sendika üyelerini çalıştırmak yasaktır.
İŞ SÖZLEŞMELERİ
Şirketlerin çalışanlarına sözleşme
düzenlemek gibi yasal bir zorunlulukları
yoktur ama genelde bir anlaşma veya sözleşme
yapılır. Eğer ABD'ye mevcut işinizle
gönderilmişseniz sözleşmenizi gözden
geçirmelisiniz. Aşağıdaki konuların ABD'de
farklı muameleye tabi olduğunu ve iş
sözleşmenizde bunlarla ilgili maddeler
olması gerektiğini unutmamalısınız:
Hastalık izni: çalışanlar her yıl belli
sayıda gün (genelde altı) hastalık
bahanesiyle ücretli izin alma hakları
vardır. Bu yasal bir zorunluluktur ama
sözleşmede şirketin vereceği fazladan her
ödeme ayrıntılarıyla belirtilmelidir.
Sağlık sigortası: şirketinizin sigorta
yaptığından ve bunun ihtiyaçlarınızı
karşıladığından emin olmalısınız.
Konut tahsisatı ve Yaşam gideri tahsisatı
(COLA): kendi eyaletlerinin dışında çalışan
Amerikalı işçilere genellikle fazladan
masraflarını karşılamaları için bir karşılık
verilir. Bazen bu bir otelde birkaç gün
kalma masrafı olabilir. Eğer ABD'ye
Türkiye'den gidiyorsanız şirketiniz taşınma
ve ulaşım giderlerinizi karşılamalıdır.
Sona erme süresi: Federal yasaya göre
işverenler işten çıkarmadan, fabrika
kapatmadan, vs en az 60 gün önce yazılı
ihbar vermek zorundadır. Sona erme
sürelerini içeren başka özel bir sorumluluk
yoktur ama sözleşmenizde hem çalışan hem de
işverenin uyması gereken bir ihbar süresi
(genelde bir ila üç ay) olmalıdır.
Ayrıca okul giderleri, aile üyelerinin
taşınma giderleri, ülke dışına gitme
masrafları, şirket aracı, taşınma ve
yerleşme masrafları, vergi farklarının
iadesi ve diğer yan ödemeleri de
incelemelisiniz.
|