Genelde her ülkede birden fazla sayıda dil konuşulurken, dünya’da tek bir dilin konuşulduğu sadece 3 ülke vardır: İzlanda, Portekiz ve Kore.
Bilindiği gibi aynı devletin sınırları içinde bir çok lehçe -genelde- biraradadır. Bazen de tam tersine aynı dilin bir çok ülkede konuşulduğu da görülür. Örneğin İngilizce 45 ülkede resmi dildir ve 80 ülkede halk arasında günlük yaşamda kullanılan en yaygın dillerden biridir. Aynı şekilde Fransızca 32 ülkede resmi dil olarak kullanılmaktadır.
Dünya’da 6,000’i aşkın yaşayan dil veya lehçe bulunmaktadır ancak gerçekte en çok konuşulan 5 dil dünya nüfusunun yarısını kapsamaktadır. İngilizce, Fransızca, Hintçe-Urduca, Malayca-Endonezya dili gibi iletişimsel işlevi olan dillerle birlikte, anadil olarak en çok kullanılan ilk 13 dilin dağılımı şu şekildedir:
5. yy sonlarında, Britanya’nın yerlileri olan Keltlileri püskürten istilacılar tarafından Britanya adasına getirilen İngilizce’nin temeli Germen kolundan Hint Avrupa dili ve Fransız kolundan Norman diline dayanır.
1071 Hastings savaşıyla Britanya’ya tamamen egemen olan Normanlar aslında Fransa’nın köylü sınıfını temsil etmekteydi. Fransa’nın cahil ve okur yazar olmayan insanlarının Fransızcayı kendi süreci içinde değiştirerek ve Germen dilinden de etkilenerek yeni bir lisan ortaya çıkmasına etkisi olmuştur: Bu dil İngilizce'dir.
Başta da söylendiği gibi İngilizce cahil ve köylü sınıfınca ortaya çıkarıldığı için bir akademik veya bilimsel kökene bağlı değildir. Bu bağımsızlık İngilizcede 500,000 terimi ortaya çıkarmıştır. Oysa şu anki Almancada 90,000 terim bulunmaktadır. Bu, İngilizceyi derinlemesine öğrenmek isteyen kişileri, ne denli zorlu bir uğraşın beklediğini açıklamaya yetecektir.
İngilizce Konuşulan Alanlar
Dünya’da 1 Milyarı aşkın kişi, İngilizce konuşmaktadır. İngiltere’nin orta çağdan itibaren sömürgeleştirdiği ülkeleri, o ülkenin diliyle değilde, İngilizceyle yönetmesinden ötürü İngilizce zaman içinde dünyada en çok konuşulan dil oldu. Sadece Çin’de konuşulan Çinceden çok farklı olarak İngilizce dünyanın hemen her yerinde konuşulmaktadır. Dilin esnekliği, telafuz ve aksan farklılığının önemsiz oluşu, İngilizcenin hızla yaygınlaşmasını sağlamaktadır. İngilizce, İngiltere’de konuşulan standart aksanının yanısıra lehçeleri, halk dili ve argo biçimleriyle Hindistandan Afrikaya bir çok ülkede iletişim dili olmuştur.
Konuşulan dilin güzelliği üzerinde eskisi kadar titiz davranılmadığından, İngilizce 1940’lı yıllardan önceki gibi toplumsal ayrımcılık rolü oynamamaktadır. Yani, falanca aksanla konuşmakla, en ideal aksanla konuşmak arasında bireyi farklı kılacak bir etkisi yoktur. Farklı aksanlar hatta lehçelerle İngilizce konuşmada oluşan hoşgörüde, kuşkusuz Amerikan ingilizcesinin de payı bulunmaktadır.
Ülkelere göre İngilizce konuşan toplam kişi sayısı:
ABD : 255 Milyon Avustralya : 15 Milyon Bahamalar : 255 bin Barbados: 260 bin Belize: 90 bin Bermuda Adaları: 62 bin Grenada : 90 bin Guyana : 750 bin G Afrika Cumhuriyeti: 11 Milyon İngiltere: 58 Milyon İrlanda: 3.5 Milyon Jamaika: 2.4 Milyon Kanada: 17 Milyon Trinidad & Tobago : 1.25 Milyon Zimbabve: 1.4 Milyon Diğer : 2 Milyon TOPLAM: 400 Milyon
Farklı Lehçeleri ve Aksanlarıyla İngilizce İngiltere’de, Güneyden Kuzeye giderken kelimelerle seslerin kısaldığı ve ikili ünlülerin zayıfladığı dikkat çeker. Bu kelime ve aksan farklılıklarına rağmen İngilizler, İskoçlar, Galliler ve İrlandalılar birbirlerini gayet iyi anlarlar.
Amerika’da ise durum çok farklı değildir. Ülkenin kurucuları olan Anglo Sakson kökenlilerin temiz İngilizceleri, ülkeye sonradan göç edenlerin bozuk aksanlı İngilizceleri ve kölelikten özgürlüğe kavuşan siyah ırkın blues'la ünlenen drawl‘ı ülkede 400 den fazla aksanın oluşmasına yardımcı olmuştur. Genelde Amerikan İngilizcesinde ikili ünlüler genizden söylenir ve keskinliğini kaybeder, ünsüz ‘t’ sesi ‘d’ye dönerken, üstdamaksıl ‘r’ tipik Amerikan keskinliğine bürünür. Amerikan İngilizcesinde kelime dağarcığı, yabancı dillerin etkisiyle zenginleşmiştir.
Amerika’da federal olarak resmi dil tanımlaması yoktur ancak bir çok eyalet, İngilizcenin zamanla resmi olmayan resmi dil olmaktan çıkıp, İspanyolca gibi dillerin de resmen kullanılmasını şimdiden önlemenin yoluna bakmaktadır. Bugün 17 eyalet, kendi resmi dillerinin İngilizce olduğuna dair kanunlar çıkarmıştır.
Amerikan İngilizcesi ile İngiliz İngilizcesi arasında kelime bazında farklılıklar vardır. Örneğin, İngiliz İngilizcesinde (first floor) 1. kat, Amerikan İngilizcesinde Second Storey (2. kat) olarak geçmektedir. Bu, bir çok İngiliz ile Amerikalının yanlış kata çıkıp başkalarının dairelerine girmelerine neden olmaktadır. 2. Dünya savaşında İngiliz kurtarma birliğinin, düşen Amerikan hava taşıma aracı (ship)’den gelen çağrıyla, uçak yerine gemi araması da bir başka kara mizah örneğidir.
Afrika’da İngilizce, yerli dillerin yanında ikinci dil olarak konuşulmaktadır. Hindistan ve Pakistan’da İngilizce, resmi yabancı dil konumundadır.
Neden İngilizce Öğrenmelisiniz?
İngilizcenin uluslararası nitelik kazanması, ABD ve İngiltere’nin sahip oldukları politik ve ekonomik gücün bir sonucudur. Ülkelerin çoğunda okulda çocuklara yabancı dil olarak İngilizce öğretiliyor.
UNESCO, OECD, NATO, AT gibi organizasyonlarda ağırlıklı olarak İngilizce resmi dil olarak kullanılıyor. Uluslararası şirketler, İngilizceyi iletişim dili olarak kabul ediyor. Bu dil günümüzde yabancı ülkelerle ilişkiden ayrı düşünülemeyen mesleki gelecek için büyük bir koz olarak görülüyor.
Avrupa Birliği, bugün 28 farklı dili resmi dil olarak kabul etmiştir ancak yöneticiler bu kadar farklı dil arasında yaşanacak iletişim kopukluğunun birliği sarsacağı endişesi içindedir. İngilizcenin egemenliği, Alman ve Fransız etkisine rağmen Avrupa Birliğinde gücünü hissettirmektedir.
Amerika’nın teknolojik üstünlüğü sonucunda havacılık terminolojisinde doğrudan ingilizce kullanılmaya başlandı. Bugün hava trafiğinde bütün dünya İngilizce kullanmaktadır ve İngilizce bilmeyen pilotların uluslararası uçuş şansı yoktur. Aynı durum, büyük bilimsel kongrelerde de geçerlidir. Bugün, Türkiye’de dahi resmi kurumlar basın toplantısı yaptığında, yöneticilere yabancı gazeteciler ingilizce olarak soru sormaktadır. Sanat ve spor alanlarındaki uzantılarıyla birlikte basın, radyo, televizyon ve sinemada ve her yerde İngilizce ön plandadır.